KARADENİZ FIKRALARI

 BAKIŞ

Temel otobüse binmiş. Sormuşlar,
- Ne yaptın, pilet aldın mi?
- Piletci sankim pilet almamuşum gibi paga manali manali paktu.
- Peki sen ne yaptın?
- Pen de sankim pilet almişum gibi ona manali manali paktum.

 MASKE

Temel bir maskeli balonun yarışmasında kompozisyonuyla birinci gelmiş. Çırılçıplak, kafasında gaz maskesi, elinde bir demet çiçek ve orasında sallanan bir prezervatif. Jüriye göre: Çıplaklık fakirliği; Gaz maskesi hava kirliliğini;
Prezervatif de bedensel kirliliği simgeliyormuş. Bir demet Çiçek ise doğayı simgeliyormuş. Hayır diye itiraz etmiş Temel.
- Punu temek istemistum. Kaput kullanmak, ciceği gaz maskesiyle koklamaya
penzer.

 IRSİYET

Temel evlenmiş ama zifaf gecesinde kızın bakire olmadığı ortaya çıkmış.
Soluğu kızın babasının evinde almış. kızın bakire değildi demiş.
Vaziyeti anlatmış. Adam kızgınlıkla bağırmış,
- Onun anası ta pöyle çikmişti. Cim yapayi punlari?

 İŞGÜCÜ

Temel arkadaşlarıyla çukur acıyormuş, bir grup da çukurları kapatıyormuş.
Ne yaptıklarını soranlara Temel şöyle cevap veriyormuş,
- Bir grup daha vardı, onlar da fidan dikiyordu,
bugün celmedular, piz de pizim isler ceri kalmasun diye çalişayruz.

 BEKLENTİ

Temel'e hani sen güzel bir dulla evlenecektin, ne oldu diye sormuşlar.
- Kocasının ölmesinu pekleyrum, demiş.

 PAPAĞAN

iş adamı Temel Amerika'ya gider, işlerini bitirdikten sonra alış veriş merkezlerinde
dolaşmaya başlar. Pet shoplardan birinde akıllı ve hazır cevap bir papağan görür,
papağanla biraz sohbet ettikten sonra yetkiliye gider ve papağanı satın almak istediğini söyler.
Satıcı papağanın satılık olmadığını söyler fakat Temel bir türlü vaz geçmez
paraysa para illaki bunu bana satacaksınız diye israr eder.
Satıcı bakmış kurtuluş yok Temel'e, bak bizde papağanın dört tane yumurtası var
bu yumurtaları sana verelim hem daha ucuz olur hemde dört tane birden papağanın olur demiş.
Temel biraz düşünüp kabul etmiş. Trabzona döner dönmez hemen yumurtaları kuluçkaya yatırmış.
Bir süre sonra yumurtalar çatlamaya başlamış. Birinciden civciv,
ikinciden güvercin, üçüncüden muhabbet kuşu, dördüncüden ise ördek çıkmış.
Temel bu işe epey bozulmuş. Bir kaç ay sonra Temel yine Amerikaya gitmiş,
işlerini bitirince doğru papağanın olduğu dükkana gitmiş.
Papağan Temeli uzaktan görür görmez başlamış kahkahalar ile gülmeye.
Temel ne güleysun ula demiş. Papağan niye gülmiyeyim,
New York'da herkes senin enayiliğini konuşuyor deyince Temelde,
oda birşeymi ulan Trabzonda herkes senin fahişeliğini konuşuyor demiş.

 UÇURUM

Rize'de yaşayan karadenizli bir yurttaşımız ağaç kesmek için eline
baltasını yanına karısını almış yola koyulmuş, bir uçurumun kenarında gözüne
kestirdiği bir ağacı kesmek için ve ağacın uçuruma düşmemesi için ağacın
gövdesine bir ip bağlamış, ipin ucunuda karısının beline..
Ağacı kesince ağaç ile birlikte kadıncağız da uçuruma yuvarlanıp, ölmüş.
Adli kayıtlarda, adamın ifadesi şöyle imiş:
"İpin bir ucunu ağaca bir ucunu da kariya bağladım. O kadar 'sıkı dur!'
diye tembih etmeme rağmen beni dinlemedi, hem kendi geberdi hem de ağacı
uçuruma düşürdü"....


 TUVALET

Temel İstanbul'a ilk kez gelmiş ve köyünda methedilen sinek barı
arayıp durmuş. En sonunda sinek barı bulmuş ve içeri girmiş.
İçkisini içerken kendi kendine düşünmüş :
- "Ulan bu sinekli barın ne özelliği var herkes methetti
hiç bir özelliği yok"
İhtiyaçtan tuvalete gittiğinde bir de ne görsün pisuvar altındanmış.
- "Demek buranın özelliği buymuş", demiş. Geri dönüp içkisini içmiş.
Ertesi akşam yine gelmiş. İçkisini bitirince tuvalete gitmiş ki
altın pisuvar orada yokmuş. Kızgın bir şekilde geri dönmüş. Barmene
çatmış :
- "Hani buranın altın pisuvarı kardeşim, bir özelliğiniz vardı o da
yok şimdi"
Barmen kenarda duran iri yarı birine seslenmiş:
- "Abdullah abi gel, dün akşam senin saksafona işeyen adamı buldum."

 YILDIRIM

Savci, morgdaki uc ceseti incelemek uzere gelmisti.

Birinci ceset siritiyordu. Savci nedenini sordu.
"Milli piyangoda buyuk ikramiyeyi kazandi, sevincine
dayanamadi, kalp krizi gecirdi ve oldu", dediler.

Ikinci ceset de siritiyordu. Savci sordu;
-Bu neden siritiyor?
"Bunun da oglu dogmustu. Sevincten kalbine yenik
dustu" diye acikladilar.

Ucuncu ceset Temel'in komur halindeki cesediydi. O da
siritiyordu. "Bu neden oldu?" diye sordu savci.
"Efendim, buna yildirim carpti" dediler.
-Peki neden siritiyordu?
-Fotografini cekiyorlar sanmis.


 ÇİRKİNLİK

Cemal Temel'e evlenmesi için kiz öneriyormuş.
- Senun yerinde olsam o cizla çözü kapalu evlenurdum.
- Neden, o kadar çirkin midur, diye sormuş Temel.

 SÖZLÜ

Temel, Idris ve Dursun fizik dersindeler..
hoca sozlu yapmak icin Dursun`u kaldirmis:
Kalk bakalim Dursun, sicak bir gunde arabanla gidiyorsun, sicak artti ne yaparsin? demis..
Dursun da cami acarim hocam demis.
hoca atlamis: Hah iste o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir?
Dursun duvar tabi. almis sifirini oturmus..
Temel fizikcinin lazlara kil oldugunu bildiginden korkmakta..
Hoca bu sefer kalk bakalim Idrus deyince Temel iyice korkar.
Soyle bakalim Idrus sicak bir gun ve arabanla gidiyorsun.
Sicak artti ne yaparsin?
ceketimi cikaririm hocam.
daha sicak?
cami acarim.
Hah camdan iren ruzgarin ivmesi ne?
cevap yok tabiii....
Temel kalk bakalim sicak bir gun ve arabanla gidiyorsun..
sicak artti ne yaparsin?
ceketimi cikartirim. daha sicak oldu?
Gomlegimi cikartirim.
Daha sicak?
Pantolonumu cikaririm.
dahasicak?
atletimi.
daha sicak?
donumu..
cok sicak?
HOCAM KAVRULCAGIMI BiLSEM ACMAM O CAMI!

 TREN

Temel Trene binecek! Temel ve iki arkadasi istanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garina giderler ilk Trabzon treni 1 saat sonradir,bileti alirlar.
Ne yapalim bir saat diye düsünürken yemege gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet,muhabbet saata bir bakarlarki
1 saati geçmis.Hemen kosarlar tren garina ama tren gitmis.

Yine bilet alirlar 1 saat sonrasi için. Ne yapalim vakiti nasilgeçirelim derken kahveye giderler.
Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktiklarinda 1 saat olmasina 5 dakika vardir. Hemen kosarlar gara ama trene yetisemezler.

Giseye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varmis diye.Gisedeki adam ''bakin bu son tren eger bunuda kaçirirsaniz Trabzon'a bugün
dönemzsiniz'' demis.

Bileti almislar yine sikilmislar ne yapalimki derken pastaneye
gitmeye karar vermisler.Pastalar,kekler,çörekler muhabbet derken saate bir bakmislarki 1saat olmak üzere hemen kosmuslar gara.
Tren yeni hareket ediyor,içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamis,digeri orta boylu son vagona tutmus. Tren gitmis,Temel oturmus yere
baslamis gülmeye.

Gise memuru yanina gelmis.''Sen ne garip adamsin.3 treni kaçirdin, arkadaslarin gitti,sen kaldin,aglayacagina gülüyorsun be adam.''

Temel :''Uy hemserum onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum''demis.

 ESSEK

Birgün Temel esegiyle köyüne dönerken yolda gördügü elma bahcesindeki elmalardan tatmak ister.
Bahceye girer ve eseginin üstünde kolayca eristigi elmalarla bir güzel karnini doyurur.
Tam ayrilacagi sirada bahce sahibi ikisini de görür ve yakalar..
Önce bir güzel esegi döver, ardindan da Temel'i pataklar.
Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar :
- Tamam tövdün, anladik ta sana pirsey sormak isteyrum!
- Sor bakalim.
- Neden önce beni degul de esegi dövdün ?
- Seni önce dövseydim esek kacardi da ondan !...

 AVCI

Dort kisilik avci grubu, tecrubeli avci Temel'in onderliginde ilerlemektedir.
Karsilarina kucuk bir delik cikar.
Temel: -yatin yere, tavsan deligi !
Butun avcilar yere yatarlar. Gercekten bir muddet sonra delikten tavsan cikar.
Avcilar hemen vururlar. Tekrar yurumeye baslarlar.
Bir sure sonra buyukce bir delik cikar.
Temel : -Yatin yere, tilki deligi !
Yatarlar. Biraz sonra tilki cikar, onu da vururlar.
Tekrar yola duserler. Bu defa daha buyuk bir delik cikar.
Temel : -Yatin yere, ayi ini !
Yere yatarlar ve cikan ayiyi vururlar.
Iyice keyiflenen avcilar yurumeye devam ederler.
Kisa bir zaman sonra kocaman bir deligin basinda dururlar.
Acemiler hep birden Temel'e bakar.
Temel : -Usaklar ne cikacagini bilmiyorum. Ama yatin yere, ne cikarsa bahtimiza!
Ertesi gun gazetelerde :

"Dort avci tren altinda can verdi..."
Sayfalar :1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19