KARADENİZ FIKRALARI

 FEMİNİST

Feminist kongresinde Amerikali kadin kursuye cikmis
* Ben cok iyi bir sirketin genel muduruyum, bir gun alisveris
yapmaktan biktim ve kocama dedim ki bundan sonra alisverisi sen
yapmalisin. Birinci gun yapmadi, ikinci gun yapmadi, ucuncu gun yapti.
ingiliz kadin kursuye cikip,
* Ben uluslararasi bir sirkette ust duzey yoneticiyim.
Bir gun kocama dedim ki bulasik islerine artik sen bakmalisin.
Birinci gun yapmadi, ikinci gun yapmadi, ucuncu gun baktim yapti.
Fadime cikmis kursuye,
Ben de bir gun kocama dedim ki, ben bu camasir isinden biktim,
bundan sonra camasirlari sen yika. Birinci gun gormedim, ikinci gun
gormedim, ucuncu gun gozum yavas yavas gormeye basladi.

 KRİKO

Japon'u biri Rize'de bir kahveye girmis ve herkese kafa tutmus:
- Var mi aranizda delikanli, varsa ciksin disari!
Tahmin Edeceginiz uzere Temel kapiya dogru yurumus.
- Cikiyorum ulan, gorelim bakalim erkekligini!
Birkac dakika sonra Temel agzi burnu dagilmis kahveye geri donmus.
Pesinden de Japon kasilarak iceri girmis. Temel'i gosterek soylenmis:
- Kore - Teakwon Do! Ertesi gun Japon yine gelmis. Yine meydan okuma.
Yine Temel'den rest. Ve birkac dakika sonra kapida yine agzi burnu dagilmis bir Temel!
Ve pesinden kasilarak yaptigi oyunu aciklayan Japon:
- Cin - Kung Fu! Ertesi gun yine ayni hikaye:
dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmis Temel ve hergun degisik bir stil kullanan Japon:
- Japon - Karate! Ve bir sonraki gun Japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmus.
Japonun restini goren yine Temel olmus.
Birkac dakika sonra herkes surati dagilmis bir Temel beklerken bu defa Japon her tarafi kanlar icinde kapida belirmis!
Temel de hemen arkasindan gelmis, Japon'u gosterek gulumsemis:
- Toyota - Kriko!

 GOLF

Ingiliz, Fransiz ve Laz gene beraberler..
Ingiliz
- Golf için bir sopa, bir top ve bir delik gerekir, bende bir sopa var.
Fransiz:
- Bende de bir top var.
Temel:
- Ben oynamiyorum.

 VAMPİR

Ingiliz vampir, Fransiz vampir, bir de Laz Vampir gecenin korkaranliginda ucmaktalardi.
Cok aciktigini sezinleyen ingiliz vampir pike yapti ve asagi dogru suzuldu. Birkac dakika sonra agzi kan icinde geri dondu.
- Asagida bir agil vardi. 20-30 inegin kanini emdim, Nefisti.
Bir sure sonra Fransiz vampir de pike yaparak asagi suzuldu. Geri dondugunde agzi yuzu kan icindeydi. ingilize bakarak,
- Hani senin az once girdigin agil vardi ya...
- Evet..
- Onun yaninda bir ahir vardi, gordun mu?
- Evet gordum.
- iste orada en azindan 40 tane atin kanini emdim. Nefisti.
Bu konusmalar sonucunda tabii Laz vampirin de cani beslenmek istiyordu. O da pike yapti, suzuum suzum suzuldu.
Aradan 5 dakika gecti, Laz vampir her yeri kan icinde geldi... Onun bu hali digerlerinin,
muthis bir ziyafet cektigini dusunmelerine neden oldu.
Tabii oldukca meraklanmisti Ingiliz ve Fransiz vampirler...
- Eee? Nasildi?
- Ula usaklar, hacan asagUda pir agil vardi daa, gordinuz mu?
- Eveet, gorduk.
- Hacan onun yaninda da pir ahur vardi daa, oni da gordinuz mu?
- Eveet, gorduk.
- Hacan o ahurun yaninda da pir elektruk diregu vardi daa, oni da gordinuz mu?
- Eveet, gorduk.
- Hacan pen oni gormedum daa..

 DÜN BURADA YOKTU

Temel boğazda tekneyle turist gezdiriyor birgün bir Amerikalıyı alıyor başlıyolar gezmeye...
Amerikalı bir saray görüyor.
-Bu ne kadar zamanda yapılmış, diyor
Temel :
-5 yılda, diye cevap veriyor...
Amerikalı :
-Yazık bizde olsa 1 yılrda yapılırdı.
Biraz sonra bir cami göruyor.
-Bu ne kadar zamanda yapılmış, diye soruyor...
Temel :
-2 yıl, diye cevap veriyor.
Amerikalı :
-Yazık be bizde olsa 3 ayda biterdi, diyor.
Temel uyuz oluyor duruma...
Biraz sonra bi tarihi yapı daha göruyolar..gene soruyor Amerikalı...
Temel :
-2 ay, diyor.
Amerikalı yine :
-Yazık be bizde olsa 1 haftada biterdi, diyor.
Temel iyice kıllanıyor.Tam o sırada Boğaz Köprüsü'nün altına geliyorlar...
Amerikalı yukarıyı göstererek :
-Bu köprü ne kadar zamanda yapıldı, diyor.
Temel şaşkın şaşkın bakışlarla kafayı kaldırıp :
-Hangisi? Bu mu? Bu dün burada yoktu yaa...

 BUZDOLABI

Eve geç saatte zilzurna sarhoş gelen Temel, yatmadan önce tuvalete gider.
Daha sonra yatak odasının ışığını yakar kapıya dayanır.
Gözleri kamaşarak uyanan Fadime'ye :
-Ula kari der, sana helal olsun.Sen Trabizon'un en iyi karisusun.
İltifata alışık olmayan Fadime :
-Ne oldi herif nereden icabetti bu laflar?
-Daha ne olsun.Biraz önce tuvalete su dökmeye gittum.
Tuvaletin kapisuni ne güzel yaptirmişsun öyle,
kapiyi açunca elekturuk kendiluğundan yanayi, deyince,
Fadime yataktan fırlar ;
-Ula herif sen buzdolabuna işedun ya!

 BOMBA

Askeri hastanede yatan Temel ve arkadaşlarının aletleri kopmuş.
ebebini soranlara Temel anlatıyor :
-El pombasu talimu yapayuduk,
pimi çektuktan sonra ona kadar sayup atmamuz emredildi,
piz de parmaklarumuzla saymaya paşladuk, pir, içi, uç, tört, peş,
öpür ele geçmek için pompalaru apuş arasına koyalum tedük,
alti, yeti, seçiz, tokuz...Bummm!!

 BİZİM EV

Temel evlenemiş.Kızın babasının evine ziyarete gitmişler.
Gece Fadime sevişmek istememiş.
-Neden kaçaysun, diye sormuş Temel.
-Ha pura pabamın evii, demiş Fadime.
-Purası pabanın evi de, pizim ev çerhane midur?

 BİZ DÖNMEYİZ

Temel ile Dursun bir gün felekten bir gece çalmak için iki roman ayarlamışlar.Daha sonra Romenleri arabaya atıp dağlara doğru gitmeye başlamışlar.Şehirden iyice uzaklaşınca Romenler korkmaya başlamış
'Buradan kurtulmalıyız' diyerek konuşmaya başlamışlar aralarında.Birden akıllarına bizden iğrenirlerse bırakırlar diye bi fikir gelmiş.Temel ile Dursun'a :
-Arkadaşlar kusura bakmayın biz dönmeyiz, demişler.Bunun üzerine Temel ile Dursun Romenlere dönüp :
-Bu kadar yol geldikten sonra artık bizde dönmeyiz, demişler.

 BIYIK

Lazistan'ı gezmekte olan turist :
-Allah Allah, burada herkesin bıyığı var, demiş.
Temel, burnuna dikkat çekerek :
-Piz önemli ve değerli şeylerin altini çizeruz.

 BEYAZ AT

Temel ile Dursun iki tane at almışlar. Fakat devamlı karıştırıyorlarmış.
Hangisi kimin atı belli değil.
O yüzden Temel'in aklına parlak bir fikir gelmiş ve atın bir tanesinin kuyruğunu kesmiş.
Dursun'un ona inat o da diğer atın kuyruğunu kesmiş.
Temel bu sefer atın bir tanesine boya ile işaret koymus.
Dursun'da ona inat aynı yere aynı boya ile diğer ata işaret koymuş.
Bakmış ki böyle de olmuyor. Temel Dursun'a :
-Ha Tursun bak bu böyle olmayacak Beyaz at benimki, siyah at da seninki olsun, demiş.

 8 FOTOĞRAF

Temel'in vesikalık fotoğraf çektirmesi gerekir.Arkadaşı Dursun Temel'e :
-Sen şuraya bir çukur kaz ben fotoğraf makinesini alıp geliyorum, demiş.
Bir süre sonra Dursun gelmiş bir de bakmış ki Temel 8 adet çukur kazmış.
Dursun şaşırmış.
-Niye 8 tane çukur kazdın deyince.
Temel :
-8 adet fotoğraf çekmeyecekmiyiz.İşte onun için demiş.
Dursun ise :
-Hiç gerek yoktu.Ben zaten 8 tane fotoğraf makinesi getirmiştim, demiş.

 AYAKKABI

Temel işe girmek için sözlü sınava giriyor.Çok heyecanlı, bir önceki adaya soruyor :
-Ne sorayiler?
-Ayakkabı.
Temel’in sırası geliyor, bilsin diye kolay soruyorlar :
-Dört ayaklıdır, miyav miyav der.
Temel soruyor :
-Bağcıkli midur?

 TELSIZ TELEFON

Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir.Amerikalılar anlatmaya başlar :
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk.
Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya:
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık.
Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.


 ASMAK

Dursun evinden çıktığında birde bakar ki komşusu Temel kendini belinden ağaca asmış halde duruyor.
Hemen gidip ipi ağaçtan çözer.
Komşusunu ağaçtan indirdikten sonra merakla sorar :
-Ha sen ne yapayudun öyle?
-Hiç kendimi asaydum...
-Ha uşağum, penum pildiğum insan poynundan asılayi.
Temel üzgün ve çaresiz bir halde komşusu Dursun'a baktıktan sonra cevap verir :
-Ben de öyle yapmişudum.Ama ipu poynima pağladığum zaman bi türlü nefes alamayrum.
Sayfalar :1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19